13 Aralık 2011 Salı

Mustafa Necati Karaer - Çarşılar Kapanmadan


Çarşılar Kapanmadan

Günün yirmi dört saatinde uyanık,
Büyüyen sesinde ırmakların
Adını koyamadığımız bir şey var;
Dalgaların ucuna daha yakın,
Çağıran, boyuna çağıran,
Güneşli çarşılar kapanmadan.

Üstelik bel bağlanamaz güneşe de,
Birden kepenkleri iner dükkanların
Vurulur asma kilidi
Dayanılmaz iri bir güldür açan
İkindilerin ortasında şimdi,
İri bir gül, çarşılar kapanmadan.

Balıkçıların uykusu, denizde
Eskitir suların mavisini,
Gökyüzünün mavisi eskimez
Ellerimiz de boş, testilerimiz de,
Oysa boşuna akıyor şadırvan,
Yetişelim çarşılar kapanmadan.

Bu rüzgarlar mıydı aklı alıp giden,
Ne türküler bilir, ne kimseler,
Öyle uzar, gidenlerin gölgesi
Sonbaharın canlarında yeniden,
Çok sesli bir yağmur, çok sesli bir kemanı
Yürüyelim, çarşılar kapanmadan.

Aslıya yeniden tel duvak,
Kerem'e bir tutam yağmur bulutu.
Çobanlara biraz yıldız, biraz ateş,
İsterseniz bir de söğüt yaprağı bıçak
Ve dağ başlarına halka halka duman
Alalım, çarşılar kapanmadan.

Mustafa Necati Karaer

0 yorum:

Yorum Gönder